
PRESS ROOM
PRESS RELEASES
KAPADOKYA BİENALİ DÜNYANIN EN ÇOK İZLENEN BİENALİ OLDU
1 MİLYON Ziyaretçi ile 4 MİLYON Dijital Görüntülenmeye Ulaşan Kapadokya Bienali, Sadece 3 Haftada Dünyanın En Çok İzlenen Bienali Oldu
Bu sene ilk kez düzenlenen ve 7 Mayıs’ta kapılarını açan Kapadokya Bienali, 19 Mayıs haftası ve bayram tatilinin de etkisiyle Kapadokya bölgesini ziyaret eden yerli ve yabancı 1 milyonu aşkın turisti ağırladı.
Bienal Direktörü Enes Kaya, basına yaptığı açıklamada; ''15 aylık hazırlık sürecinde uzman akademisyenlerle ve sanat profesyonelleriyle birlikte Kapadokya Bienali’ni, ziyaretçilerin hem Kapadokya’yı hem de sanatı birlikte deneyimleyebileceği şekilde tasarladıklarını, kısa sürede ulaşılan bu rakamın onlar için sürpriz olmadığını'' dile getirerek, ''bu büyük ilgi için tüm ziyaretçilerimize, sanatseverlere ve Kapadokya bölgesinde bienali sahiplenen tüm kişi, kurum ve kuruluşlara teşekkür ederiz'' dedi.
Bugüne kadar 1 MİLYON ziyaretçinin deneyimlediği ve 4 MİLYON sanatseverin online platformlardan görüntülediği Kapadokya Bienali’nin hedefi, 3 Eylül’e kadar 3 milyon ziyaretçi ile 10 MİLYON dijital görüntülenmeye ulaşarak sanatı 7’den 70’e herkesle buluşturmak.
Henüz ziyaret etmediyseniz, Sinemasal | Impact of Art mobil uygulamasını indirerek 3 Eylül’e kadar devam edecek bienal heyecanına siz de ortak olabilirsiniz.
KAPADOKYA BİENALİ 7 MAYIS’TA KAPILARINI AÇTI
14 Ülkeden 109 Sanatçı, 101 Eser ve 23 Farklı Mekanla Kapadokya’da Yeni Bir Sanat Çağı Başladı
Kapadokya, 2026 yılında yalnızca peribacaları ve balonlarıyla değil; çağdaş sanatın dönüştürücü gücüyle de dünyanın dikkatini üzerine çekiyor. Enes Kaya direktörlüğünde, Sinemasal Kültür Sanat Derneği öncülüğünde hayata geçirilen Kapadokya Bienali, ilk edisyonunda “DOĞUM” temasıyla 7 Mayıs itibarıyla kapılarını açtı.
7 Mayıs – 3 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen bienal; Göreme, Ürgüp, Avanos, Uçhisar, Ortahisar, Mustafapaşa ve Kayaşehir başta olmak üzere Kapadokya’nın farklı noktalarına yayılarak ziyaretçilerini benzersiz bir çağdaş sanat deneyimine davet ediyor.
Kapadokya Bienali’nin en dikkat çekici yönlerinden biri, sanat ile coğrafya arasında kurduğu güçlü ilişki. 14 ülkeden 109 sanatçının 101 eseri, milyonlarca yıllık jeolojik oluşumların arasında, 23 farklı mekanda izleyiciyle buluşurken; vadiler, peribacaları, mağaralar, terk edilmiş yapılar ve tarihî alanlar birer sergi mekanına dönüşüyor. Böylece Kapadokya Bienali, çağdaş sanatı doğanın ve tarihsel hafızanın içine yerleştiren özgün bir buluşma alanı yaratıyor.
Doğa ve kültür ile aynı coğrafyada buluşan sanat, bu kez sadece izlenen değil; yürünerek, hissedilerek, deneyimlenerek yaşanan bir dile evriliyor.
peki ya şimdi?
Kapadokya Bienali’nin merkezinde, “peki ya şimdi?” sorusu yer alıyor. Bu soru, aynı zamanda toplumsal bir çağrı özelliği taşıyor. Afetlerin, savaşların, ekonomik krizlerin ve derinleşen eşitsizliklerin ortasında yükselen bu soru; insanın yeniden başlama cesaretine odaklanarak umutsuzluk ile yeniden doğuş arasındaki ince çizgide yeni ihtimaller düşünmeye davet ediyor.
Bienalin ilk yıl teması olan “DOĞUM”, biyolojik bir başlangıcın ötesinde; yeniden ayağa kalkmayı, dönüşmeyi, iyileşmeyi ve kolektif olarak yeni bir gelecek kurmayı temsil ediyor.
Sanat aracılığıyla toplumsal ve küresel sorunlara karşı yaratıcı çözümler sunmak için yola çıkan Kapadokya Bienali, barınmadan gıdaya, eğitimden sağlığa kadar en temel yaşamsal ihtiyaçlara erişimi odağına alarak sanatın soyut alanından çıkıp yaşamın kalbine dokunmayı hedefliyor. Bienal kapsamında sergilenen her sanat eseri bir çözüm önerisi, her öneri ise bir yeniden doğuşun simgesi olarak ele alınıyor.
Sanat burada yalnızca estetik bir ifade biçimi değil; yaşamın merkezine dokunan bir düşünme ve üretme biçimi olarak konumlanıyor. Türkiye ve dünyadan sanatçılar bienal ile bir araya gelerek, toplumsal ve küresel sorunlara tanık olmanın ötesinde birer çözüm ortağına dönüşüyor.
Anadolu’nun Kalbinde Yeni Bir Uluslararası Sanat Rotası
Kapadokya Bienali, ilk edisyonuyla birlikte uluslararası çağdaş sanat sahnesinde dikkat çeken yeni bir kültür sanat rotası oluşturmayı hedefliyor.
Bienal; heykel, resim, performans, müzik, sinema, video art, fotoğraf ve enstalasyon gibi birçok farklı disiplinin bir araya geldiği geniş kapsamlı bir program sunuyor.
Sergilerin yanı sıra; atölyeler, rehberli turlar, eğitim programları, konserler, film gösterimleri, kültürel buluşmalar ve yerel halkın katılımını teşvik eden etkinlikler dört ay boyunca Kapadokya’nın farklı noktalarında gerçekleşecek.
Kapadokya Bienali yalnızca bir sergi organizasyonu değil; sanatın iyileştirici, birleştirici ve harekete geçirici potansiyelini görünür kılmayı hedefleyen disiplinlerarası bir dayanışma platformu olarak konumlanıyor.
Sanat Artık Cebinde!
Kapadokya Bienali deneyimi, dijital dünyaya da taşınıyor.
Mekan bilgileri, sanatçı içerikleri, eser detayları, ziyaret saatleri, bienal market, yeme-içme noktaları, otopark alanları ve ring seferleri gibi tüm bilgilere Sinemasal | Impact of Art mobil uygulaması üzerinden ulaşılabiliyor.
Uygulama sayesinde ziyaretçiler Kapadokya’daki bienal rotasını anlık olarak takip edebiliyor ve sanat deneyimini kişiselleştirebiliyor.
Mobil uygulama impactofart.tr adresinden indirilebiliyor. Kapadokya Bienali’ndeki gelişmeler ise @kapadokyabienali resmi Instagram sayfasından takip edilebiliyor.
Sinemasal’dan Kapadokya’ya Uzanan Bir Yolculuk
Kapadokya Bienali, Bienal Direktörü Enes Kaya liderliğinde; Sinemasal Kültür Sanat Derneği ve New Saga Fikir Sanat A.Ş. iş birliğiyle gerçekleştiriliyor.
2013 yılından bugüne Türkiye’nin 81 ilinde milyonlarca çocuk ve genci sanatla buluşturan Sinemasal Kültür Sanat Derneği, şimdi de Kapadokya Bienali aracılığıyla sanatın toplumsal fayda üreten yönünü görünür kılmayı hedefliyor.
Bienal; sanatın yalnızca galerilerde var olan bir alan değil, yaşamın tam merkezinde çözüm üretme kapasitesine sahip güçlü bir araç olduğunu yeniden hatırlatıyor.
Sanatın, insanın yeniden var olma iradesiyle birleştiği bu buluşmada akla ilk o soru geliyor:
peki ya şimdi?
Şimdi dünyayı başka bir yerden düşünmeye cesaret etme zamanı!
Bienal Direktörü Enes Kaya’dan
“Kapadokya Bienali’ni planlarken en çok düşündüğümüz şeylerden biri şuydu: Sanat bugün gerçekten insanın hayatına nasıl temas edebilir? Çünkü artık yalnızca sergi gezen, beyaz duvarların içinde dolaşan bir sanat anlayışının yeterli olmadığını düşünüyoruz. İnsanlar çok zor zamanlardan geçiyor. Dünyada savaşlar, afetler, ekonomik krizler yaşanıyor. Türkiye’de de insanlar her gün başka bir mücadeleyle uyanıyor. Böyle bir dönemde sanatın yalnızca estetik bir alan olarak kalması bize eksik geliyor.
Ama biz sanatın doğrudan bir çözüm ürettiğini iddia etmiyoruz. Bazen sanat sadece bir şeyi yeniden hissettirebilir. Bazen uzun zamandır bakmadığımız bir yere yeniden bakmamızı sağlayabilir. Bazen de aynı coğrafyada yaşayan insanların birbirini yeniden duymasına alan açabilir. Kapadokya Bienali’ni biraz da bu karşılaşma ihtimali üzerine kurduk.
Kapadokya’da bir mağaranın içinde, bir vadide yürürken ya da eski bir taş yapının ortasında bir sanat eseriyle karşılaşmanın başka bir etkisi olduğuna inanıyoruz. Çünkü burada sanat yalnızca izlenen bir şeye dönüşmüyor; coğrafyayla, hafızayla ve gündelik hayatla birlikte yaşanan bir deneyime dönüşüyor.
Bizim için bienalin en kıymetli taraflarından biri de buydu: Kapadokya’yı yalnızca turistik bir manzara olarak değil, yaşayan bir kültür alanı olarak yeniden düşünmek. Yerel halkın, gençlerin, çocukların, bu coğrafyada çalışan insanların da kendini bu hikayenin bir parçası gibi hissedebilmesi çok önemliydi.
Belki de bütün bienal boyunca sorduğumuz soru gerçekten çok basit:
Bunca şey yaşandıktan sonra…
peki ya şimdi?”
02.06.2025 Press Release
Cappadocia Biennial 2026: “so, what now?” – BIRTH
For Inquiries: basin@sinemasal.org | +90 212 282 82 95

MEDIA KIT
For more information or to schedule an interview with Sinemasal, please contact::
Sinemasal
PR & Communications Department
E-mail: basin@sinemasal.org
Tel: +90 212 282 82 95













